'Öyle Bir Hikâye' öyküsünde canı sıkılan anlatıcı ne yapar?
A Evine kapanıp günlerce kimseyle konuşmaz. B Adaya gidip balıkçılarla birlikte denize açılır. C Panco'ya hikâye anlatmak için sokağa çıkar. D Bir köye yerleşip toprağı işlemeye başlar.
Açıklama: Canı sıkılan anlatıcı, dostu Panco'ya hikâyeler anlatmak için sokağa çıkar ve şehirde oradan oraya dolaşır.
'Yalnızlığın Yarattığı İnsan' öyküsünde anlatıcıyı yalnızlığa sürükleyen nedir?
A Tek dostu Panco'dan ayrılmış olması B Ailesinin onu evden kovmuş olması C İşini kaybedip borca girmiş olması D Ağır bir hastalıkla yatağa düşmesi
Açıklama: Anlatıcı, 'tek dostum' dediği Panco'dan ayrılmıştır; öykü bu ayrılığın yarattığı yalnızlık üzerine kuruludur.
Kitaba adını veren 'Alemdağ'da Var Bir Yılan' öyküsünde anlatıcı Alemdağ ile İstanbul'u nasıl karşılaştırır?
A İstanbul'u temiz, Alemdağ'ı karanlık bulur. B İkisini de aynı ölçüde sıkıcı ve kirli bulur. C Alemdağ'dan korkup kalabalık İstanbul'a sığınır. D Alemdağ'ı güzel, İstanbul'u çamur içinde görür.
Açıklama: Anlatıcı için Alemdağ güzel bir sığınak, terk ettiği İstanbul ise çamur içindedir.
'İki Kişiye Bir Hikâye' öyküsünde anlatılan dostluk kimler arasındadır?
A Bir kahveci ile yaşlı müşterisi arasında B Bir balıkçı ile topal bir martı arasında C İki eski ve yakın okul arkadaşı arasında D Bir gece bekçisi ile sokak köpeği arasında
Açıklama: Öykü, bir balıkçının topal bir martıyla kurduğu dostluğu ve martının ölümünden sonra duyduğu acıyı anlatır.
'Eftalikus'un Kahvesi' öyküsünde anlatıcıyla genç bir adam arasındaki sohbetin konusu nedir?
A Hikâye yazmak ve hikâyenin konuları B Kahvenin satılması ve yeni sahibi C Adalardaki balıkçılığın geleceği D Gencin askerlik anıları ve maceraları
Açıklama: Genç adam hikâyeciliğe dair sorular sorar; anlatıcı basit, sıradan konuları yazmaktan vazgeçmeyeceğini söyler.
'Hişt, Hişt!..' öyküsü neyin etrafında kurulmuştur?
A Anlatıcının çocukluk arkadaşıyla buluşması B Bir balıkçı kayığının fırtınada batması C Nereden geldiği belli olmayan bir ses D Şehirde çıkan büyük bir yangın gecesi
Açıklama: Öykü, anlatıcının gezintisi sırasında duyduğu ve nereden geldiği belirsiz 'hişt' sesi üzerine kurulmuştur.
'Dülger Balığının Ölümü' öyküsünde anlatıcı dülger balığını nasıl tanıtır?
A Denizlerin en pırıltılı pullu balığı olarak B Balıkçıların en çok aradığı av olarak C Yalnızca masallarda yaşayan bir yaratık olarak D Pulu bile olmayan, çirkin bir balık olarak
Açıklama: Anlatıcı, ölümünü anlatacağı dülger balığının pırıltılı pulları bir yana pulu bile olmadığını, balıkların en çirkini olduğunu söyler.
'Dülger Balığının Ölümü' öyküsünde anlatıcının balığın uzun süren ölümüne odaklanması neyi yansıtır?
A Balıkçılık mesleğine duyduğu hayranlığı B Kendi hastalığını ve ölüm korkusunu C Balık yemekten hiç hoşlanmadığını D Doğadaki canlılara karşı duyduğu öfkeyi
Açıklama: Yazarın hastalığının ağırlaştığı döneme denk gelen öyküde, ölen balık bir bakıma anlatıcının kendisini simgeler.
'Hişt, Hişt!..' öyküsünde anlatıcının duyduğu sese anlam vermeye çalışması neyi gösterir?
A Yalnızlıktan kurtaracak bir sese ihtiyaç duyduğunu B Birinin onu gizlice takip ettiğinden korktuğunu C İşitme sorunu için doktora gitmesi gerektiğini D Komşularının gürültüsünden şikâyetçi olduğunu
Açıklama: Yalnız anlatıcı, nereden geldiği belirsiz sesi kendisini çağıran ve yalnızlıktan kurtaracak bir ses olarak duymak ister.
Kitabın genelinde öne çıkan temel duygu ve düşünce hangisidir?
A Şehir hayatının insana mutluluk getirdiği B Zenginliğin insanı yalnızlıktan kurtardığı C Doğadan uzak durmanın huzur getirdiği D Yalnızlık ve bir insanı sevme ihtiyacı
Açıklama: Öykülerde yalnızlık ve sevgi arayışı işlenir; başlık öyküsündeki 'Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey' düşüncesi bunu özetler.