Kitaba adını veren 'Son Kuşlar' öyküsünde anlatıcıyı üzen durum nedir?
A Adadaki balıkçıların işsiz kalması B Avlanan kuşların adaya uğramaz olması C Ada'ya her yaz çok fazla turist gelmesi D Kışın Ada'ya vapur seferlerinin kesilmesi
Açıklama: Güz gelince kuşlar avlandığı için artık adaya uğramaz olurlar; doğayı seven anlatıcı buna çok üzülür.
'Son Kuşlar' öyküsünde kuşları avlayan Konstantin Efendi nasıl biridir?
A Adada herkesin korktuğu kaba bir balıkçı B Kuşları kafeste satan yoksul bir çocuk C Avcılıkla geçinen yaşlı bir köylü D Sevilen ama kuşlara kıyan bir tüccar
Açıklama: Galata'da yazıhanesi olan zahire tüccarı Konstantin, kendi hâlinde ve sevilen biridir ama kuşlara kıyar.
'Kendi Kendime' öyküsünde anlatıcı hangi düşünceye varır?
A İnsansız hiçbir şeyin güzel olmadığına B İnsanlardan uzak yaşamanın en iyisi olduğuna C Doğanın insandan daha önemli olduğuna D Yazı yazmanın insanı mutsuz ettiğine
Açıklama: Anlatıcı, insansız hiçbir şeyin güzelliği olmadığını, her şeyin insan sayesinde güzel olduğunu söyler.
'Gün Ola Harman Ola' öyküsü daha çok kimi anlatır?
A Zengin olup adayı terk eden bir tüccarı B Okulu bırakıp gemiye binen bir çocuğu C Yoksul ama onurlu bir usta zanaatkârı D Adaya yeni gelen yabancı bir ressamı
Açıklama: Öykü, yazarın değer verdiği gerçek bir usta olan Mercan Usta'dan esinlenerek yoksul ama işinde usta bir zanaatkârı anlatır.
'Haritada Bir Nokta' öyküsünde kayığı temizleyenlere katılan yabancı adam neden çalışır?
A Tayfaya katılıp reis olabilmek için B Bir dülger balığı alabilmek için C Kayığı satın almak istediği için D Ada'da kendine iş bulabilmek için
Açıklama: Zayıf, sarı yüzlü yabancı adam bir dülger balığını hak edebilmek için elinden geleni yapar.
'Haritada Bir Nokta' öyküsünde anlatıcı kendine verdiği 'yazı yazmayacağım' sözünü ne yapar?
A Sözünü tutar ve bir daha eline kalem almaz. B Sözünü tutmak için Ada'dan ayrılır. C Yazdıklarını yakıp sözünü yeniler. D Tutamaz, kalem kâğıt alıp yazmaya oturur.
Açıklama: Anlatıcı sözünü tutamaz; tütüncüden kalem kâğıt alır, kalemini yontup yazmaya oturur.
'Sivriada Geceleri' öyküsünde arkadaşları ateş yakıp midye pişirirken anlatıcı ne yapar?
A Ölen bir martının başında oturur. B Kayığı onarmak için kıyıda çalışır. C Balık tutmak için denize açılır. D Ateşin başında onlara masal anlatır.
Açıklama: Anlatıcı, öldüğünü gördüğü martının yanından ayrılmaz; bu martı iki hafta önce ölen Tahir'in martısıdır.
'Haritada Bir Nokta' öyküsünde anlatıcının 'Yazmasam deli olacaktım.' demesi neyi gösterir?
A Yazmayı yalnızca para için yaptığını B Yazı yazmaktan artık bıkıp usandığını C Yazmanın onun için bir ihtiyaç olduğunu D Delilikten korktuğu için yazdığını
Açıklama: Kendine verdiği sözü tutamayan anlatıcı için yazmak, vazgeçilemeyen bir yaşama ihtiyacıdır.
'Sivriada Geceleri' öyküsünde arkadaşları, ölen martıyla ilgilenen anlatıcıya kızar. Bu durum anlatıcı hakkında neyi gösterir?
A Çalışmayı herkesten çok sevdiğini B Canlılara karşı çok duyarlı olduğunu C Martılardan korkup uzak durduğunu D Arkadaşlarıyla eğlenmeyi sevdiğini
Açıklama: Arkadaşları 'Martı da ölür.' diye geçerken anlatıcı ölen martıya üzülür; bu, onun canlılara karşı duyarlılığını gösterir.
Kitaptaki öykülerde öne çıkan temel bakış hangisidir?
A Doğaya ve küçük insanlara duyulan sevgi B Şehir hayatının ve zenginliğin övgüsü C Savaş kahramanlığının yüceltilmesi D Denizin ve adaların tehlikeli olduğu
Açıklama: Öykülerde ada ve deniz insanları, balıkçılar, kuşlar ve martılar sevgiyle anlatılır; doğanın tahribine üzülen bir duyarlılık öne çıkar.