'Kayışı Çeken' öyküsünde az masraflı ve akrabasız bir evlilik isteyen Ali Rıza Efendi'nin evliliği nasıl sonuçlanır?
A Karısıyla birlikte başka bir şehre taşınır. B Evi akrabalarla dolar ve borçları birikir. C Karısının zengin ailesi bütün borçlarını öder. D Akrabasız, az masraflı bir hayat kurmayı başarır.
Açıklama: Ali Rıza Efendi'nin evine sırayla kaynanası, kayınbiraderi ve başka akrabalar yerleşir; borçları gittikçe birikir.
'Arabacı' öyküsünde savaştan sonra bir kavgada karşısındakinin ölümüne yol açan Arabacı Ali'nin sonu ne olur?
A Mahkemede aklanıp yeniden arabacılığa döner. B Komutanının yardımıyla yurt dışına kaçıp kurtulur. C Kendisi teslim olur ve uzun yıllar hapis yatar. D Dağa çıkar ve sonunda jandarmalarca öldürülür.
Açıklama: Kanun kaçağı olup dağa çıkan Ali, anlatıcı zabitten yardım istese de jandarmalar tarafından öldürülür.
'Otlakçı' öyküsünde Mahmut Efendi'nin anlatıcıyı rahatsız eden alışkanlığı nedir?
A Anlatıcının tabakasından tütün alıp içmesi B Kahvede herkesin sırlarını yüksek sesle anlatması C Anlatıcıdan sürekli borç para isteyip ödememesi D Her akşam haber vermeden yemeğe gelip oturması
Açıklama: Mahmut Efendi, anlatıcının sigara tabakasındaki tütünü içip tozunu bırakmayı alışkanlık hâline getirmiştir.
'Otlakçı' öyküsünde kahvede anlatıcıyla kavga eden Mahmut Efendi ertesi gün ne yapar?
A Anlatıcıyı herkese şikâyet edip kahveye gelmez. B Kasabadan ayrılır ve bir daha hiç görünmez. C Evine gelip özür diler ve yine tütününden içer. D Sigarayı tamamen bırakıp otlakçılıktan vazgeçer.
Açıklama: Anlatıcı onunla işinin bittiğini sanarken Mahmut Efendi ertesi gün gelip özür diler ve yine tütününden içer.
'Pazarlık' öyküsünde kahvede İstanbul depremini anlatan Faik Efendi'nin anlattıklarına ne olur?
A Kahvedeki herkes onlara hemen inanır. B Abarttığı sayılar pazarlıkla küçültülür. C Depremden korkan kahvedekiler kaçışır. D Yalan söylediği için kahveden kovulur.
Açıklama: Faik Efendi köprüde beş yüz bin kişi olduğunu söyler; kahvedekilerin itirazıyla sayı pazarlıkla beş bine iner.
'Haydar Beyin Sakalı' öyküsünde bir ziyafette Haydar Bey'i azarlayan Vali Bey sonunda ne yapar?
A Haydar Bey'i görevinden uzaklaştırır. B Olayı unutup ziyafete devam eder. C Haydar Bey'le düello yapmaya kalkar. D Karısının ısrarıyla ondan özür diler.
Açıklama: Vali'nin karısı kocasının davranışına kızar ve özür dilemesini ister; Vali de Haydar Bey'den özür diler.
'Eşek' öyküsünde istasyonda mola verirken eşeğini kaybeden Mustafa'nın başına ne gelir?
A Eşeğini yolda bulur, türküyle yola koyulur. B Eşeğini bulamayıp trenle köyüne geri döner. C Eşeğini çalanı bulup jandarmaya şikâyet eder. D Yeni bir eşek alabilmek için tuzunu satar.
Açıklama: Eşeğini her yerde arayıp bulamayan Mustafa köyüne yürürken onu yolda görür, biner ve türkü tutturarak yoluna devam eder.
'Mülahazat Hanesi' öyküsünde bir telgrafın elden ele dolaşıp kimsenin karar vermemesi neyi gösterir?
A Memurların işlerini çok iyi bildiğini B Telgrafın önemsiz bir konuda olduğunu C Kimsenin sorumluluk almak istemediğini D İşçilerin isteğinin hemen karşılandığını
Açıklama: Muavin'den Nazır'a kadar herkes kararı başkasına bırakır; öykü devlet işlerindeki sorumluluktan kaçışı alaycı biçimde gösterir.
'Yirmi Kuruş' öyküsünde alacağını isteyen Halil İbrahim'in borç hesabıyla geri çevrilip sonunda dövülmesi neyi gösterir?
A Halil İbrahim'in ağaya gerçekten borçlu olduğunu B Güçlülerin zayıfları kolayca haksızlığa uğrattığını C Ağanın köylülere her zaman cömert davrandığını D Askere gidenlerin bütün borçlarının silindiğini
Açıklama: Tevfik Ağa, Halil İbrahim'in parasını hesapla keser, sonra da onu döver; öykü güçlü karşısında zayıfın uğradığı haksızlığı anlatır.
Kitaptaki hikâyelerde yazarın insanlara bakışı için en uygun yargı hangisidir?
A Kusurlu insanlara bile alaycı ama sevecen bakar. B Yalnızca kahraman ve kusursuz insanları över. C İnsanları sert bir dille yargılayıp cezalandırır. D Gündelik hayatı önemsiz bulup savaşları anlatır.
Açıklama: Esendal, otlakçılar gibi uslanmaz karakterleri bile alaycı ama hoşgörülü bir gözle anlatarak okurun onlara sempati duymasını sağlar.